Home / Genel / Sağlıklı Gıdayı, Sağlıklı Ürünlerde Tüketin

Sağlıklı Gıdayı, Sağlıklı Ürünlerde Tüketin

Sebze, meyve ya da hayvansal ürünlerin en sağlıklı olanlarını tüketmeye çalışıyoruz. Peki, onları yemek için hazırlarken kullandığımız ürünler ne kadar sağlıklı? Bambum Sağlıklı Ev Gereçleri, gıdaların vitaminlerinin korunmasına yardımcı olarak sizi sağlıklı bir yaşama bir adım daha yaklaştırıyor.

bambum

Sağlıklı bir yaşam sürmenin yolu, öncelikle sağlıklı beslenmeden geçiyor. Bu konuda son yıllarda oluşan bilinç, tüketicileri organik veya doğal ürünlere yönlendiriyor. Ancak sadece organik ürün kullanmanın yeterli olmadığını, mutfak malzemelerinin doğallığının da önemli olduğunu gösteren bir buluşun sahiplerine bu ay sayfalarımızda yer verdik.
Bambum Sağlıklı Ev Gereçleri markası, yaklaşık 4 yıldır bambudan üretilmiş mutfak araç gereçlerini tüketicilerle buluşturuyor. Yemek hazırlarken kullanılan neredeyse tüm mutfak gereçlerini ürün yelpazesinde bulunduran Bambum, tüketicilerden olumlu notlar alan bir marka. Bambum Operasyon Yönetmeni Fatih Köleoğlu ile Türkiye’de ve dünyada ilk olan bambu bıçak üretimi ile başlayan Bambum markasını, “bambudan bıçak olur mu?” ve “bambu ürünler neden daha sağlıklı?” sorularının yanıtlarını konuştuk.
Bambum’un kuruluş hikâyesini anlatarak başlayan Köleoğlu, bu işe ortağı Ahmet Selman Yar ile bütün birikimlerini yatırdıklarını belirtirken, “geçmişi olmayan ve geleceği tamamen bize bağlı olan bir işe inandık,” diyor. Bunun büyük bir risk olduğunu ancak ürettikleri ürünlere çok inanarak yola çıktıklarını da sözlerine ekleyen Köleoğlu, şöyle devam ediyor: “Selman Bey ve ailesi doğal yaşama çok önem verirler. Evlerindeki her şey ahşap veya diğer doğal maddelerden üretilmiştir. Sadece bıçaklar, dünyada o zamanlar böyle bir ürün olmadığı için metaldi. Uzakdoğu’ya yapacağımız bir seyahat öncesinde annesi “o kadar yurtdışına gidip geliyorsun, bana tahta bıçak bul,” diyor. Biz de uçakta giderken düşündük. Eğer bu ürünü bir kişi istediyse, birçok kişinin ihtiyacı olabilirdi. Sağlıklı bir araştırmanın ardından bu işle ilgilenmeye karar verdik.
Bambunun da çok dayanıklı ve güçlü olduğunu biliyorduk. Bunun için uzun bir araştırma dönemi geçirdik. Birçok üretici bıçak işine sıcak bakmıyordu. Kesme tahtası yapılır, kase yapılır ama bambu ağacının lifli yapısı nedeniyle kırılır, ayrılır, bıçak olmaz deniyordu. Olur mu olmaz mı derken numuneler yapılmaya başlandı.
Uzun çalışmaların ardından karar verdiğimiz numuneleri Türkiye’ye getirdik. Patentlerini aldık, ürünü satışa hazır hale getirdik. Üzerine keskin olduğuna dair herhangi bir uyarı yazmak aklımıza bile gelmediği için birçok kişi dekor sandı. Bıçakların gerçekten keskin olduğunu herkese ayrı ayrı anlatmak zorunda kalıyorduk.
Ürünlerimizi tanıtmak istiyorduk ama reklam bütçemiz yoktu. Zaten kısıtlı bir sermaye ile işe başlamıştık. Bu arada bir süre sonra Bilal Öztürk’te ortak olarak işe dahil oldu. Zaten çok yoğun çalışıp işe olan inancını yitirmeyince birçok kapı açılıyor. Tanıtım için elimizden gelen her yolu denerken ürünler televizyonlardaki sağlıklı yaşam programlarında yer almaya başladı. Bu programların etkisiyle aktarlarda satışlar artmaya başlayınca alternatif boylar soruldu ve yeni modeller geliştirmeye başladık. Şu anda meyve ve sebze bıçakları, şef bıçakları, salata bıçakları ve ekmek bıçakları olmak üzere altı modelimiz mevcut. Körelmeye başlayan bıçaklar için bıçak bileyicimiz de bulunuyor. Artık bıçaklarımızın ambalajlarında “dikkat keskindir” ibaresi var.

VİTAMİN DEĞERLERİ KORUNUYOR
Bambu bıçakları metal bıçaklardan ayıran en önemli özellik nedir diye sorduğumuz Köleoğlu, bambunun bakteri barındırmayan bir bitki olmasının en önemli özellik olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
“Bambu bıçağın en önemli özelliği, doğallığı. Metal bıçakların içerisinde nikel de bulunuyor. Nikel barındıran bir metal, vitamin içeren bir besinle temas ettiğinde vitamin değerlerinin minimum seviyelere düşmesine neden oluyor. Bununla ilgili hem Avrupa’da hem Türkiye’de yapılmış araştırmalar var. Bambuda herhangi bir metal olmadığı için, tamamen doğal davranıyor ve temas ettiği besinlerin vitamin değerlerini korumuş oluyor. Bu da kullanıcının tükettiği besinden olması gerektiği kadar yararlanmasını sağlıyor.”
Bambudan bıçak üretimini nasıl gerçekleştirdikleriyle ilgili bilgiler de aldığımız Köleoğlu, bambunun çok hızlı yetişen bir ağaç olmasının yanında, aynı zamanda sabır gerektiren bir bitki olduğunun da altını çiziyor.  Çin’in güneydoğusu, Vietnam ve Endonezya’da yetişen bambuları üretimde kullandıklarını anlatan Köleoğlu, üretim aşamalarını şöyle açıklıyor: “Bambunun en önemli özelliklerinden biri, çok hızlı yetişmesi. Mesela bir meşe 70 yılda olgunluğa erişirken, bambu birkaç ayda 30-40 metre boya ulaşabiliyor. Ancak bambunun ilk aşamaları çok sabır gerektiriyor. İlk ekimde bambuyu ekiyorsunuz, suluyorsunuz. Suyu çok seviyor. İlk 3 yıl toprağın yüzeyine hiçbir şey çıkmıyor. 4. yıl filizlenmeye başlıyor. Bu filizler yemek olarak da tüketilebiliyor. Beşinci yılın son aylarında çok hızlı şekilde boylanarak 30 metreyi aşıyor.
Biz, bambum ürünlerini kendimiz tasarlıyor ve bambunun yoğun olarak yetiştiği bölgelerde ürettirip, Türkiye’ye getiriyoruz. Bunun için farklı üreticilerle çalışıyoruz. Her üretici her ürünü yapabiliyor ama biz kendi ürünlerimizi o ürün konusunda uzmanlaşmış fabrikalara yaptırmayı tercih ediyoruz. İmalat aşamasını adım adım takip ediyoruz. Böylece ortaya türünün en kaliteli ürünleri çıkıyor. Ürünler Türkiye’ye geldikten sonra Tarım Bakanlığı’nın onayı alınıyor. Antibakteriyel ve doğal ürün sertifikalarımız ve SGS raporlarımızın hepsi tam. Ürünlerimizi tüketiciye güvenle sunabiliyoruz. Bambunun yanı sıra kayın ve zeytin ağacından da denemeler yaptıklarını, ancak ahşapların sıyrıklarının arasında bakteri barındırdığını sözlerine ekleyen Köleoğlu, “bambuyu diğer ağaçlardan ayıran en önemli özelliği bakteri barındırmaması. Aynı zamanda çok da ekolojik bir bitki. En fazla karbondioksit soluyan ve doğaya en fazla oksijen yayan bitkilerden biri. Yıllardır araştırıyoruz, hala bir negatif özelliğini bulamadık,” diyor.

bambum2

ELDE YIKAMA ÖMRÜNÜ UZATIYOR
Bambum ürünlerinin uzun yıllar kullanılabilmesi için gerekenleri de sıralayan Köleoğlu, ürünlerin elde yıkanması gerektiğinin altını çiziyor ve ekliyor: “Normalde suyu çok seven bir bitki ama bulaşık makinesinde hem sıcak hava hem de deterjanın etkisiyle birlikte formu bozulabiliyor, çatlaklar oluşabiliyor. O nedenle elde yıkanıp kurulanmasını tavsiye ediyoruz. Bu şekilde kullanım ömrü de uzuyor. Ayrıca 3-4 ayda bir yüzeyinin zeytinyağı ile temizlenmesi de Bambum ürünlerinin ömrünün uzamasına katkıda bulunacaktır.” Bambum markası altında yer alan ürünler konusundaki bilgileri de Köleoğlu şöyle aktarıyor: “Bıçaklarla başladık. Sonradan bileme aparatı eklendi, kesme tahtası, kase derken 200 kalem ürüne ulaştık. Türkiye’de buna ciddi bir ihtiyaç olduğunu gördük. Avrupa ve ABD’de bambu yoğun bir şekilde talep görüyor. Türkiye’de ise züccaciye sektörü yıllardır cam ve porselen arasında dönüyordu. Bambum’un başarısı rakiplerin de çıkmasına neden oldu. Biz buna seviniyoruz. Rakiplerimizin varlığı bayilerimizle iletişimimizi veya satışlarımızı olumsuz etkilemedi. Bu ürünlere pazarda ihtiyaç var ve onlar da pazarın gelişiminde bize yardım ediyorlar. Sağlıklı olduğu, bakteri barındırmadığı duyuldukça daha fazla talep ediliyor.”

DOĞAL ÜRÜN PAHALIDIR ALGISINI YIKACAĞIZ
Bambum ürünlerinin ilk başlarda aktarlarda satıldığını ancak şimdi organik marketler, AVM’ler ve lüks züccaciye mağazalarında tüketiciye sunulduğunu belirten Köleoğlu, 2015 yılında kendi butik mağazalarını açacaklarının da müjdesini veriyor. “Bizim ana noktamız sağlık. Sağlıklı olacak ürünleri biz her zaman pazara sunacağız” diyen Köleoğlu, mutfak dışındaki alanlarda da bambu ürünler üretmeye devam edeceklerini ifade ediyor. Ürünlerin fiyatları konusunda da bilgiler veren Köleoğlu, “Bizim en küçük bıçağımız 9.50 TL, en büyük bıçağımız ise 13.50 TL. Yani fiyat olarak gayet ekonomik. Ürün gamımıza baktığınızda fiyatlar 5 TL ile 110 TL arasında değişiyor. Modeline göre 7 liraya da, 45 liraya da kesme tahtamız var. Ürün doğal olunca pahalı olur diye bir algı var tüketicide. Biz onu kırmayı hedefliyoruz. Aslında böyle bir şey yok. O tamamen kâr marjı ile alakalı. Biz burada büyük kar marjları gütmüyoruz. İşimizi minimum kadro, maksimum bilgi ve verimle yapmaya çalışıyoruz. Maliyetlerimizi düşük tutuyoruz. Ürünlerimizi piyasaya en makul fiyatlardan sunmaya çalışıyoruz. Tüketicilerden aldığımız geri dönüşler de doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” diyor. Her ürünün çıkışının altında tüketici talebinin yattığına ve her ürünün ayrı bir çıkış hikayesinin olduğuna da değinen Köleoğlu, satış danışmanları aracılığıyla hem bayileri hem tüketicileri bilgilendirdiklerini de kaydediyor. Köleoğlu, bir süre önce Taşev markasıyla doğal taşlardan ürünler üretmeye başladıklarını, yakın vadede Taşev’e de birçok yeni ürün ekleneceğini ifade ediyor.

DOMATES TESTİ
Fatih Köleoğlu, bambu bıçak ve metal bıçak arasındaki farkı anlamak için basit bir test yöntemi paylaşıyor. Bu testi evinizde kolaylıkla deneyerek, aradaki farkı görebilirsiniz. Bir domatesi metal bıçakla kesin, diğerini de bambu bıçakla kesin ve buzdolabına koyun. 24 saatte bir domates üzerindeki değişimi gözlemleyin. 3 günün sonunda bambu bıçakla kesilen domates ile metal bıçakla kesilen domates arasındaki farkı kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

Hakkında OrganikDunya

Yanıt Yaz

Sayfa Başına Git