Home / Genel / Dünya Pazarında Ürünlerimize Duyulan Güven Artıyor

Dünya Pazarında Ürünlerimize Duyulan Güven Artıyor

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’nin organik tarımda önemli avantajlarının bulunduğuna dikkat çekerek, şu anda yüzde 2 olan organik tarım alanlarının sayısını 2017’de yüzde 3,5’a, 2023’de ise yüzde 5’e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

zeytintarimbakani

Sağlıklı beslenme konusunda tüm dünyada artan duyarlılığa dikkat çeken Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, kimyasal gübre, ilaç ve hormon gibi hem çevreye hem de insan sağlığına zararlı etkenler kullanılmadan gerçekleştirilen doğal bir üretim biçimi olan organik tarımın son yıllarda yükselen bir trend haline geldiğini kaydetti. Bakan Eker, Organik tarım sisteminin Türkiye’deki işleyişine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Organik tarım, yasal mevzuatla uygulama şekli ve kuralları belirlenmiş, Bakanlık tarafından yetki verilmiş, ulusal veya uluslararası akreditasyona sahip kuruluşlar tarafından kontrol işlemleri ve sertifikasyon faaliyetlerinin yerine getirildiği, sosyal ve etik değerler taşıyan bir sistemdir” ifadelerini kullandı.  
Organik tarım bünyesinde tohumdan sofraya ve üreticiden tüketiciye uzanan tüm süreçlerin bakanlığın kontrolünde olduğunu da anımsatan Eker, tüketicilerin aldığı ürüne ait sertifika ile ürünün üreticisini, nerde, nasıl, üretildiğini sorgulayabileceklerini sözlerine ekledi. Organik tarımın Türkiye için önemli bir şans olduğunun altını çizen Bakan Eker, şöyle devam etti: 

“Organik tarım ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren, esas olarak sentetik kimyasal tarım ilaçları, hormonlar ve sentetik mineral gübrelerin kullanılmasını yasaklayan, bunların yerine organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, doğal düşmanlardan yararlanması gibi birçok çevre dostu tekniği tavsiye eden alternatif bir üretim sistemidir. Ancak, diğer iyi tarım uygulamaları ile desteklenmesi gerekmektedir. Organik tarım, Türkiye’nin önemli bir şansıdır. Ülkemiz coğrafyasının az kirlenmişliğinin, tarımsal üretim yönünden ürün çeşitliliğinin, organik tarım için gerekli işgücü açısından tarımsal nüfusun fazlalığının ve iklim özelliklerinin bizlere tanıdığı önemli bir fırsattır. Buna ilave olarak çok değişik ekolojilerde, çok çeşitli ve AB ülkelerinin talebi olan kuru üzüm, incir, kayısı, fındık, antepfıstığı gibi geleneksel ürün avantajımız ülkemizin bu konudaki şansını arttırmaktadır. Dünyada organik ürünlere olan rağbetin hızla arttığı mevcut dünya pazarındaki payının 72 milyar dolardan kısa vadede 100 milyar dolara çıkabileceği dikkate alındığında Türkiye bu pazardaki payını artırma şansına sahiptir. Organik tarımda sözleşmeli çiftçi modeli Bakanlığımızca üreticilere önerilmekte ve organik tarımda bu model yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu durum ürün pazarlanmasında avantaj sağlamaktadır. Organik ürünlere ihracatta duyulan talep bu ürünlerin ihracat şansını artırmakta ve ülke ekonomisine önem katmaktadır.”

“DÜNYA PAZARINDA ÜRÜNLERİMİZE DUYULAN GÜVEN ARTIYOR”
Organik tarım alanında yapılan mevzuat düzenlemelerine de dikkat çeken Bakan Mehdi Eker,  ulusal mevzuatın varlığı, kurumsal yapının varlığı, pazara arz süresinin uzunluğu, zengin biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların bulunması, zengin tarımsal eko sistemlere sahip olunması, temiz toprak ve su kaynaklarının varlığı, organik hayvancılığa uygun çayır ve meraların varlığı,  geleneksel bilgi ve tecrübenin varlığı ve organik tarım döngüsü gibi etkenlerin Türkiye’nin organik tarımda güçlü yanları olduğunun altını çizdi. Dünya organik ürün ticaretinde organik ürünlere güvenin temel esaslarından birisinin de izlenebilirlik ve kayıtların bulunması olduğunu ifade eden Eker, “Bu konuda Bakanlığımız kurmuş olduğu Organik Tarım Bilgi Sistemi ile hem diğer AB ülkelerinde öncü olmuş hem de ülkemiz organik ürünlerine dünya pazarında bu konuda duyulan güveni artırmaktadır” diye konuştu.   
Türkiye’nin organik tarımının geliştirilmesi ve bir marka haline gelebilmesi için Organik Tarım Stratejik Planı ve Organik Tarım Ulusal Eylem Planı hazırlandığını anımsatan Eker, şunları söyledi:
“Dünyada ve Türkiye’de organik ürünlere olan talebin artması, iç pazarın gelişiyor olması, üretici örgütlenmesine ilişkin yasal düzenlemenin bulunması, agro-ekoturizm ve sağlık turizmine talebin artması, paydaşlar arası işbirliğinin bulunması, entegre tesislerin varlığı, etkin lojistik hizmet ağının varlığı, konu bazında akredite analiz kapasitesinde gelişme de ülkemizin organik tarımda fırsatlarıdır. Güçlü yanlarımızın ve fırsatların en uygun şekilde değerlendirerek tanıtım faaliyetlerine de önem verilmesi Türkiye’nin organik tarımda dünya markası olmasını sağlayacaktır. Ayrıca, uluslararası fuar, sempozyum, panel ve uluslararası projelere gerek özel sektör gerekse Bakanlık olarak katkı ve katılımlar bu alanda ülkemizin uluslararası düzeyde görünürlüğünü artırmaktadır.”

2023 HEDEFİ YÜZDE 5 ORGANİK TARIM ALANI
Bakanlık olarak organik tarım ve hayvancılıktaki hedeflerini de sıralayan Bakan Mehdi Eker, Dünya’da toplam tarım alanı içerisinde organik tarım yapılan alanın % 1’lik paya sahip olduğunu belirterek, “AB ülkelerinde bu oran  % 2.4, Avrupa ise % 5.7 seviyelerindedir. Ülkemizde toplam tarım alanı içerisinde organik tarım yapılan alan % 2 lik paya sahiptir. Türkiye’de % 2 seviyelerinde olan bu oranın 2017 yılında % 3,5 e, 2023 yılında  % 5’e çıkarılması ve beraberinde de organik hayvancılığın da geliştirilmesi, organik ürün ihracatının toplam tarım ihracatı içerisindeki payının da %  1 e ulaşması hedeflenmektedir” dedi. 
Ulusal Organik Tarım Eylem Planı’nın organik ürün konusunda tüketici bilincini geliştirerek organik ürüne olan talebi artırmak, kontrol ve denetime yönelik hizmetleri etkinleştirmek, kurumsal kapasiteyi güçlendirmek ve organik tarımın diğer sektörler ile entegrasyonuna katkı sağlamak amacıyla hazırlandığını da sözlerine ekleyen Eker, kurumlar arası koordinasyon ile kamu kaynaklarının etkin ve yerinde kullanılmasının hedeflendiğini de ifade etti. 2015 yılında da bu alandaki faaliyetlerin devam edeceğine vurgu yapan Eker, sözlerini şöyle tamamladı:

“Organik tarım ürünleri alırken şunlara azami dikkat edilmelidir. Bir kere üzerinde “% 100 Doğal, Hormonsuz, Hakiki, Köy Ürünü, Saf” gibi tanımlanan ürünler Organik Ürün değildir. Bu tanımlamalar  tüketiciye ürün hakkında hiçbir garanti vermez. Ürün üzerinde mutlaka Organik ürün logosu olmalıdır. Çünkü organik ürünlerin etiketi ve logosu, reklam ve tanıtımı; sahte, yanıltıcı olamaz ve tüketiciyi yanıltacak yazı, resim, şekil ve benzerlerini içeremez. Bu nedenle Organik ürün alırken mutlaka ürünlerin etiketi ve logosuna dikkat edilmelidir. Organik ürünlerdeki, Organik Tarım Logosu insan ve çevre sağlığını koruyan üretim tekniklerin kullanıldığının garantisidir.”

Hakkında OrganikDunya

Yanıt Yaz

Sayfa Başına Git